KUZEY KIBRIS ALIM/SATIM

Kuzey Kıbrıs’a Neden Yatırım Yapalım?
Neden olmasın? Kuzey Kıbrıs’a yaşamak üzere gelen emeklilerin ve ailelerin çok daha yüksek bir satın alım gücüne sahip olan emekli aylıkları ve endişeleri ortadan kaldıran, güvenli bir çevrede yaşanıldığı bilgisiyle Birleşik Krallık’takilere nazaran çok daha yüksek bir yaşam standardına sahip olduklarını söylemek yanlış olmaz.

 

Yabancılar Kuzey Kıbrıs’ta nasıl gayrimenkul alabilir?
KKTC vatandaşları olmayanlar başka bir ülkede olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkul alma hakkına sahip olmakla birlikte Kıbrıs Yasaları Fasıl 109’daki Taşınmaz Mal Edinim (Yabancılar) Yasası’na göre bazı sınırlamalar mevcuttur. Yukarıda değinilen yasadaki sınırlamalara göre bir yabancının yalnızca 1 dönüm arazi, 1 ev veya 1 daire sahibi olmasına müsaade edilmektedir. KKTC vatandaşı olmayanlar tapuyu kendi adına kaydettirmek için bir avukat vasıtasıyla Bakanlar Kurulu’na belli bir gayrimenkulü satın alma niyetlerini belirterek tapunun ve vaziyet planının birer suretini kendi ülkesinden aldıkları sabıka kaydı ile birlikte sunmak zorundadırlar. Bakanlar Kurulu’nun onay vermesinin ardından KKTC vatandaşı olmayan kişi gayrimenkulü ilgili Tapu Dairesi’nde kendi adına kaydettirmekte serbesttir.

 

Tapular
Farklı soyadlarına sahip olmadıkça yabancılar kişi (karı ve koca birlikte tek bir kişi sayılmaktadır) başına bir dönüm ile sınırlandırılmıştır.

a) 1974 öncesi İngilizlere veya başka yabancılara ait olan tapular. Uluslararası tanınan tapulardır.

b) 1974 öncesi Kıbrıslı Türklere ait olan tapular. Bu tapular % 100 güvenli olmakla birlikte adınıza kaydedilmeden önce Bakanlar Kurulu’na onaylanması için başvuruda bulunulması gereklidir. Onaylanma prosedürü altı ile oniki ay sürmektedir.

c) KKTC kesin tasarruf tapuları. Bunlar 1974 öncesi Kıbrıslı Rumlara ait gayrimenkul veya arazilerdir. 1974 yılı Temmuz ayından sonra Kıbrıslı Türk mülteciler emniyetli olan kuzeye geldiklerinde, tüm sahip olduklarını geride, güneyde bırakmışlardı. Böylece, Hükümet puan bazında, mültecilerin güneyde bıraktıkları mallarına bir kıymet biçti. Bu puanlarla Kıbrıslı Türk mülteci kaybettiği malları karşılığında terkedilmiş bir Kıbrıslı Rum evini veya arazisini alabilmekteydi. Ardından güneydeki mallarını kuzey ve güney arasında bir çözüm olana dek muhafaza edilmek üzere imza vererek KKTC hükümetine bırakmaktaydı. Ardından mülteciye tazminat olarak aldığı yeni malları için bir tapu verilmekteydi ve tapusunu alana dek malı satamazdı.

Sözleşmeye dayalı veya “davaları askıda olan” arazi veya gayrimenkuller. 1974 öncesine bakıldığında, Girne bölgesinde iki binden fazla İngiliz bulunmaktaydı ve gayrimenkul sektöründe bir patlama yaşanmaktaydı. 1974 yılı Temmuz ayındaki Barış Harekatı’na kadar olan dönemde, Kıbrıs Rum Yönetiminin ağır hareket etmesinden ve politik istikrarsızlıktan dolayı bekleyen ve işleme alınmayan yüzlerce tapu başvurusu yapılmıştı. Bir Kıbrıs Türk hükümetinin oluşturulmasını müteakip, bir kez kaydı yapıldıktan sonra yabancılara ait tüm arazi ve gayrimenkul mülkiyetine saygı gösterileceğine dair bir açıklama yapılmıştır. Bu yapılarak ilk davalar mahkemede görülmüş ve sahibi o gayrimenkul için yaptığı ödemeyi kanıtlayabildiği müddetçe tapular verilmiştir. Görülecek yedi yüz ile sekiz yüz dava kalmış olup kaçınılmaz bir şekilde, bu süreç zaman alacaktır. Yaşamak ve/veya çalışmak üzere Kuzey Kıbrıs’a gelen bir yabancı önce Lefkoşa’ya çeşitli formların doldurulmasını, bir tıbbi muayeneden geçilmesini ve üç veya dört vesikalık fotoğrafın verilmesini içeren bir geçici ziyaretçi izni için başvurmalıdır. Devamlı ikamet izni genellikle izni alacak kişi KKTC’de beş yıl süreyle ikamet etmedikçe verilmemektedir.